"Bir kaç gündür yoğunum, pek yakında " post'uma gelen sevgili arkadaşlarımın yorumlarına dayanamayıp yazıyorum efenim. Halbuki ne güzel tembellik yapıyordum...:(((
Gerçekten çok yoğun iki hafta geçiriyorum. Bizim sezon bir açıldı pir açıldı. Ne güzel hodanları kavurup, tatlılarımı yapıp duruyordu benim Anaç aşure hanım. Ama onun devri kapandı:))) Şimdi gezgin rehberin zamanı geldi. Bu durumdan en çok şikayetçi olanlar tabii ki Koca ve Beril. Ama yağma yok çok oturdum, çok sıkıldım yeterrrrrrr.
Geçen hafta yıllar sonra tekrar karşılaştığım okul arkadaşımın acentasının turundaydım. İş 4 gün sürdü ama ne 4 gün. Gece-gündüz. Tabiri caizse p.pom yer görmedi. Her gün sabah 07:00'de çıkıp her gece saat 24:00 veya 00:30'da geldim. Peugeot Finansman grubuydu gezdirdiklerimiz yani Fransa'da peugeot'nun otomobil alanlara kredi sağlayan bankası. Kazananlara, en çok satış yapanlara İstanbul tatili hediye etmişler, iyi de etmişler biz de çalışıyoruz böylece. Turda ilk akşam yemeğimiz Galata kulesi gezisinden sonra Çiçek pasajı'nda yemekti. Neredeyse 2 yıldır Beyoğlu'na gece saatlerinde gitmemiştim. Arkamda koca grup etrafta garip, hırpani kılıklı tipler tüm İstiklal'i yürüyüp Taksim'deki otele vardık. Ama ne yalan söyleyeyim 3,5 attım. Artık hiç zevk almıyorum oralara gitmekten, hele de yılbaşı rezaletlerini gördükten sonra:(((
O tur geçen salı bitti, sonra gerçeği söylemek gerekirse bir kaç gün evdeydim. Tembellik yapmadım ama evin ve dışarının işlerinden yazmaya fırsat bulamadım. Cumartesi akşamı benim en küçük teyzemin evinde toplandık tüm aile. Teyze dediğime bakmayın kendisi 3 gün küçük benden!!!
Rahmetli pamuk Anneannemin seneyi devriyesiydi. Her yıl onun ölüm yıldönümünde biraraya gelip, onun en sevdiği yemekleri yapıp dualar ederiz hep yanımızda olduğunu bilerek...
Ertesi gün yani pazar günü K.üçük P.rens ilköğretim okulunun okul tanıtım gününe gittik Sa.mandıra'ya. Methini orada çocuğunu okutan veya okutmayan bir çok arkadaşımızdan duyduğumuz, fransızca ve ingilizce eğitim veren, Oks başarısı oldukça yüksek olan bir okul. Benim için öncelikli tercih olmasının sebebi bizim karı koca fransızca bilmemiz, dolayısıyla ona bu dili öğrenmesinde yardımcı olabileceğimiz ve fransızca gibi zor bir dili öğrendikten sonra ingilizce ve diğer latin kökenli dillerin( italyanca, ispanyolca,portekizce) kolay öğrenilmesi. Artık en az bir yabancı dili iyi derecede bilmek olmazsa olmaz oldu maalesef iş dünyasında.
Biliyorum çok çalışmamız gerekecek karı koca. Ama her ikimiz de evladımıza ve onun geleceğine yapabileceğimiz en iyi yatırımın eğitim olduğunu bilen, aldığımız eğitimin hayatımızın her alanında bize imkanlar sunduğunu gören insanlarız. Hele hele zamanında anne ve babalarımızın bize verdikleri imkanları kızımıza vermememiz düşünülemez bile. İşte o yüzden bana bol bol çalışma günleri gözüktü:)))
Bu hafta salı günüde aynı okulda 5 yaş grubuna (2004 doğumlulara) yapılan mülakata gittik. Ben zannediyordum ki anne kız yanyana gireceğiz mülakata. Meğerse beni almıyorlarmış. Biz bekleme salonunda beklerken Beril'i yanımdan tereyağından kıl çeker gibi aldı rehber öğretmen. Neredeyse 40 dakika sürdü kızımın hayatının ilk sınavı. O sırada bende müdürün yanında formları doldurup sohbet ediyordum. Beril çıktığında pek bir bozuktu, zannettimki kızım annesi onu bıraktı, yalnız hissetti diye bozuk. İşin aslı başkaymış onu giydirirken öğrendim. Bana,
-Anne neden gidiyoruz? Benim daha işim bitmedi, çok az kaldık ama daha resim yapıcam, abilerle top oynicam.
Ben şoktayım tabii. Bu kadarmı çabuk adapte olunur bir yere. Maşallah Beril beni hiç üzmedi şu ana kadar okul konusunda. Şu an gittiği yuvada (A.y.do) bile diğer anneler çocuklarının alışma sürecinde bir, bazen haftalarca beklerken ben yarım gün bile beklemedim. Kızım beni kovaladı "hadi git anne" diye.
Mülakat çıkşı habire sıkıştırdım" kızım naaptın, neler sordular" diye. Bizimki bıyık altından sırıtıp ıhh söylemiycem deyip durdu. Sonunda akşam neler yaptıklarını öğrenebildim. İnsan resmi çizmesini, kare, üçgen çizmesini istemiş öğretmen. Hikaye okuyup sanırım soru sormuş hikaye ile ilgili, yani baktıkları en önemli kriter söylenenleri yerine getiriyormu? ileride okul düzenine ayak uydurabilirmi? Tabii ki 3,5 yaşında bir çocuğun yaşı gözönüne alınarak yapılıyor bu mülakat. Ama şu bir gerçek ki 8 aydır gittiği yuvanın faydaları bunlar, eğer benim yanımdan onu kolayca alabildilerse ve onların dediklerini öyle ya da böyle yerine getirebildiyse. Diyebilirsiniz ki ama çok küçük daha, ne gerek var tüm bunlara. evet haklısınız bende düşündüm bunları ama sonra onun geleceği için biz karar vermek durumundayız ve en iyiye karar vermeliyiz. Bize göre de en iyisi bu okul ve bu okula eğer bir sene sonra yazılmaya karar verirsek yani okula hazırlık sınıfında işte o zaman kesin kuraya kalacak çünkü çok tercih edilen bir okul. Örneğin Beril'den bir yaş büyük kuzenim ( 6 yaş grubu) bu sene mülakatı geçse bile 400-500 başvurudan 30 çocuğun içine girmek durumunda. Şans işte ama bizim yaş grubunda mülakat sonrasında çok büyük olasılıkla kura olmayacak. Her şeyin hayırlısı tabii.
Mülakattan çıkınca bana"biz size sonucu yarın söyleyeceğiz" dediler. Aman Allahım siz beni dün görmeliydiniz. Dün, anne ve babamın bizi sınavlara soktuklarında sonucu beklerken neler yaşadıklarını anladım. Midemdeki ağrıyı, heyecanı anlatmam mümkün değil, ancak çeken bilir. Onun geleceği için çok iyi olacağına inandığınız ve olmasını çok istediğiniz bir şey var ortada ama her şey çocuğunuzun gösterdiği başarıya bağlı. Çook zormuş çokkk. Tabii bu sonucu dün annemle bekliyorduk evde. Annem gayet müstehzi bir gülüşle " şimdi anladın değilmi bizi, daha dur ne heyecanlar çekeceksiniz" dedi.
Dün akşamdan beri yine çalışıyorum tıp kongresine gelen doktorlar grubuyla, bu okulda benim kamçım oldu. Hadi bana eyvallah. Şimdilik sevgi ve sağlıkla hoşçakalın...
İlave not: Mülakatı geçmiş kuzucuk, ayın 22'sinde aramamı istediler, o gün kura olup olmayacağını söyleyecekler. Kura olmazsa Nisan'ın sonunda kesin kayıt yapıyoruz.
Recent Comments