My Photo
Blog powered by TypePad
Member since 08/2006

March 2009

Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31        

17 March 2009

Aslında yazılacak ne çok şey vardı...

Ama haftalardır internete dahi girmediğim için yazamadım. Güya söz vermiştim yazacağım diye, yok elim gitmedi.

Geçenlerde Nükhet arkadaşım bir mail gönderdi sağolsun. O mailden sonra başıma gelmeyen kalmadı. Aslında batıl inançlarım hiç yoktur, hep güler geçerim öyle yapmaya da devam edeceğim . Saçma sapan mailleride siler atarım, kimselere yollamam. Ama bu maili hemen silemedim, ve bir hafta içinde başıma gelmeyen kalmadı. Geçen hafta gecenin bir yarısı ne zamandır çıksın diye gözünün içine baktığım, kirasını zamanında ödeme özürlü kiracımız hiçte istemediğimiz bir dönemde çıkıyor hatta çıktı bile. Şimdi evi kiraya vermeye uğraş dur.

Haftasonu gelmeden Koca'nın işyeri değişikliği haberi geldi. Hatta neredeyse direkten dönmüş.

İki sezondur çalıştığım gemi acentası belki de bu yıl gemiyle anlaşamayacak ve benim de gidip tekrar iş görüşmesi yapmam gerekecek, kendimi bir de onlara kanıtlama telaşı kaç yıldan sonra.

V.s, v.s, v.s.

Hayırlısı diyorum , olumlu düşünmeye gayret ediyorum, isyan etmiyorum. Çok şükür sevdiklerim yanımda, sağlıklı diyorum.

Bu arada Beril'in dişinde çürük çıktı. Okulda diş hekimleri kontrol yapmışlar, yoksa ben hep ileriye atacaktım diş hekimi kontrolünü. Nedense Beril korkar, durmaz diye hep ileri atıyordum. Meğer kızım ne dirayetli, ne cesaretliymiş. Ama doktorumuzunda emeği büyük. Ona her aşamayı açıkayarak anlattı ki yapılacaklardan korkmasın. Çok güzel durdu maşallah.

Yürüyüşlerime devam ediyorum büyük bir keyifle..

Sezonun başlamasına az kaldı. Dinlendim dersem yalan olur. Acayip bir tembellik çöktü üzerime, hatta istiyorum ki birileri bana para versin ama ben işe gitmeyeyim. Ne güzel değilmi:)

Dip not; maili gönderdiğim arkadaşlarım lütfen açmadan silin. Mecburen yolladım çünkü 13 kişiye yollamak zorundaydım. Biliyorum geyik ama yaşadıklarımdan sonra yollamak zorundaydım. Siz açmadan silin gitsin.Sakın merak etmeyin:)

26 February 2009

Mimmmmlenmişim

Senmisin yazmayan al sana işte böyle dürterler seni.

Sağolsun Koyubeyaz'ım bakmış ben tembellik yapıyorum, beni mimlemiş daha doğrusu ödüllendirmiş. Bari ben de onu kırmayayım  bir şeyler çiziktireyim şu gariban, yalnız kalmış bloguma .

Bu mimin ilk kuralı ödülü veren bloggerın linkini vermekmiş. İkinci kural 7 tane blog linki vermek. Bu biraz zor bir görev gibi. Kimi bulacağım ben şimdi yazacak. Herkes mimlenmiştir...İMDATT

Belki canım arkadaşım, meslektaşım sevgili Nükhet olabilir yani Not Defteri??? Ne de olsa o da epeydir boşladı blogunu.

Umut'tan ve bakıcı sorunsalından arta kalan vaktinde belki Sugibi???

Tunus'tan bildiren Cadı???

Biyo mim severmiydi acaba???

Anne ve Bebişi???Muffin yapmaktan ve MK'dan fırsat bulurmu???

Ya benim dünya vatandaşı  gezgin arkadaşım İko???

MutluveUmutlu, o da epeydir sessiz???

Sırada üçüncü görev var yani ödül verdiğim bloggerlara mimlendiklerini haber vermek.

Dip not: görevlerimin tamamını yerine getirdim. Umarım "mim"lediklerim bana kızmazlar. Ne yapayım görev işte, ama beni mimlemeyin noolurr.Elim ayağım birbirine karışıyor bu mim olayında.Söz veriyorum bir daha bu kadar arayı uzatmayacağım, hatta abuk sabukda olsa bir şeyler yazacağım bloga yeterki mimlenmeyeyim.

05 February 2009

Güneş bugün yüreğimi ısıttı...

Olağanüstü güzellikte bir gündü bugün benim için.

Aslında çok ekstra şeyler yapmadım ama güneş o kadar içimi ısıttı ki ve bulunduğum mekan, yanımda dostum Eren ve kızlarımız,çok sevdiklerim... Benim için olağanüstüydü...

Sabah Berilimle sinemaya gittik, Çılgın dostlar 2 filmine. Beril biraz sıkıldı ama ben çok sevdim hikayeyi. Bu gidişle çizgifilm bağımlısı olacağım. Kızımın sömestre programında yarın da Pin.okyo isimli bir tiyatro oyunu ve pazar günü babasıyla gideceği B.uggs Bu.nny buzda var. Fena değil valla.

Günün geri kalanında Eren'i ve 3 aylık kızı Ege'yi alıp sahildeki Ca.fe N.ero'ya gittik. Karşımızda Adalar, tepemizde sıcacık güneş, sıcak sohbet, elimizde kahveler çok güzel bir gün geçirdik. Epeydir o kadar koşuşturuyormuşum ki bu dingin gün bana çok iyi geldi. Ee tabii insanın yanında en çok sevdikleride olunca güneş bugün yüreğimi ısıttı.

Herkese tavsiyemdir...

29 January 2009

Sömestre notları

Aslında hiç yazasım yok, zaten kısa bir şeyler yazıp kaçacağım bir süreliğine.

Beril sömestre tatilinde ama annesinin bitmek bilmeyen işlerinden, koşuşturmalarından dolayı zavallıcık sürekli sokaklarda, tatilinden pek bir şey anlamadı.

Tatilin ilk gününü bankalarda, ikinci gününü tapu dairesinde ki bu yeni bir gelişme çünkü annemler evlerini sattılar ve bir kaç güne kadar kıta değiştirip anadolu yakalı oluyorlar. Üçüncü günü kuaförde geçti, röflemi yaptırdım. Beril fazla mızırdanmasın diye yanımıza bilumum boyama kitabı, dergi, ödev, v.s. aldık. Dördüncü gün yani bugün yine karşıya geçtik, kuzeni Revna ile anneanneyi ziyarete gittik.

Beril için tatilin şu ana kadar en keyifli günü kuaförü saymazsak üçüncü gündü. Kuaför sonrası "Despero" filmine gittik, patlamış mısır yedik. Daha sonrada oyuncakçıya gidip siticker v.s aldık.

Bu sömestre tatili yüzünden maalesef tam 6 haftadır yaptığım yürüyüşlere ara verdim. Beril'i sabahın köründe bırakabileceğim bir yer olmadığı için iki hafta ara veriyorum. 

Önümüzdeki haftada Beril'e bir, iki film ve tiyatro programı yapacağım, geri kalan günler sanırım annemlerin taşınmasına, bu yakaya adapte olmalarına yardım etmekle geçecek.

Şimdilik bu kadar, görüşmek üzere...

19 January 2009

Gribim, mutluyum,v.s.

Tam bir haftadır hastalıkla boğuşuyorum.  Hata ben de tabii çünkü geçen hafta yürüyüşümü yaptıktan sonra duşumu aldım ve sokağa çıktım. Bile bile lades dedim kısacası. Acelem vardı çıkmak zorundaydım, saçlarımı kurutmama rağmen- kısmen nemliydi- o gün şifayı kaptım. Bir de hasta hasta yürüyüşlerime de devam edince katmerli hastalandım.

Perşembe günü de Beril'in okulundan hemşire aradı. Kuzucuğumun ateşi 39'a çıkmış. Hemen okuldan alıp doktora götürdüm. O da boğaz iltihabı olmuş . Biz anne kız tüm haftasonunu evde birbirimize hastabakıcılık yaparak geçirdik. Koca'yı da dün hasta ettik. Derler ya grip bütün evi dolaşır sonra çeker gider. Aynen öyle...

Dün ve bugün aldığım iki muhteşem haber sonucunda müthiş mutluyum. Sebepleri bende saklı iki olay yüzünden çok endişeli beklentiler içindeydik ailece. Neyseki hepsi güzel sonuçlandı. Sağlık konuları değil çok şükür. İş güç vesaire... 

Bugün daha farklı ve daha umutlu bakıyorum bu haberlerden sonra yaşama, üzerimdeki kara bulutları attım gitti. Biliyorum herşey herkes için çok güzel olacak, istemek yeterli galiba bol bol dua eşliğinde...

12 January 2009

Aşure

S7301719 

Neden bilmiyorum ama halk arasında bir inanış var "Kız olan evde mutlaka aşure pişirilmeli "diye. Ben de Beril doğduğundan beri her sene aşuremi yapıp dağıtıyorum. Eve bereket getirdiği kesin, hiç tersi bir durum olmuyor, hem çok da sevilen bir tatlı hem de göründüğü kadar yapması zor değil. Ve çok bereketli, çok doyurucu. Bence ana öğün niyetine yemek lazım.   

10 January 2009

Gecikmiş bir yılbaşı yazısı

Yılbaşının ertesi günü gençlerin ölüm haberiyle o kadar sarsılmıştım ki yılbaşı yazımı, fotolarımı koyamamıştım. Hoş çok keyfim, yazma isteğimde yok aslında.

Yılbaşında komik olacak ama kocam izin vermediği için çalışamadım. Yıllarca yılbaşı benim için iş demekti, bir ara yılbaşlarında çalışmaya ara vermiştim taa ki 2007 yılına kadar.

Geçtiğimiz iki yılda da sadece transferler yapmıştım. Bu yıl ise hem yılbaşı öncesi, yılbaşı günü, gecesi, ertesi iş vardı. Ne yalan söyleyeyim Koca mırın kırın edince benimde işime geldi çalışmamak. Nedense o günü ve gecesini kızım ve kocamla ailece geçirmek çok önem taşıyor benim için. Bekarken hatta Beril doğmamışken çok daha kolaydı her şey.

S7301648  

Yılbaşından önce kızımla minyatür ağacımızı süsledik, daha sonra da ilk kez denediğimiz yılbaşı kurabiyelerimizi yaptık. Kurabiyeleri yemesi keyifli ama yapması çok meşakkatliydi. Bir dahaki yıl yaparmıyım bilmiyorum.    

Yılbaşı günü Koca'yı işe Beril'i de okula gönderdikten ve klasik 1 saatlik sabah yürüyüşümü yaptıktan sonra son alışverişlerimi yapıp eve döndüm. Çok fazla bir hazırlık yapmadım sonuçta yemekte üçümüzdük. Ama eve yorgun argın gelen kızım maalesef saat 7 gibi uyuya kalınca karı koca başbaşa yemeğimizi yedik. Yorgunluktan ve şarabın etkisinden olsa gerek ben de kanepede sızmışım. Koca'nın "kalk hadi 12 olmak üzere "diye bağırmasıyla gözümü açtım. Klasik bereket olsun diye evdeki tüm musluklar açıldı, kapı eşiğinde nar patlatıldı, öpüşüldü ve yeni yıla girildi. Hayırlı olur inşallah...

Ertesi gün kardeşim, karısı ve yeğenim Revna kahvaltıya geldiler. Uzun bir yılbaşı kahvaltısı yaptık hep beraber neşeli ve yeni yıldan umutlu...

S7301680   

Meşakkatle yapılan kurabiyeler. En zor kısmı üzerlerini süslemekti royal icing denilen kremayla.

S7301683 

2009'dan beklediğim sağlık ve iş dışında pek bir şey yok... bir de anne ve babamın huzurlu bir yıl geçirmesini diliyorum. Geçen yıl oldukça zor geçti onlar için.

Dip not: Dün aşure yaptım evde bereket olsun diye ama henüz resmini çekemedim, bir dahaki yazıda onu da ekleyeceğim.

02 January 2009

Kimbilir???

Kimbilir ne umutları, ne hayalleri vardı  gencecik yaşta hayata veda eden o yedi gencin? Onlara yaşama hakkı vermeyen memleketleri için...

Neden hep biz de oluyor bu b.k yoluna gitti ni.yazi durumları??? Tesadüfi yaşayıp gidiyoruz bu memlekette...

Alt tarafı kendi küçük fiyatı küçük bir alet takılsaydı o gençler şimdi hayatta, hayallerini gerçekleştirme yolunda adımlar atıyor olacaklardı. Gözlerim şişti ağlamaktan dünden beri...içimden 2009'dan beklentilerim, umutlarım, falan filan türü bir yazı yazmak gelmiyor. 

25 December 2008

Çeşitli...

Bu defa bloga geçen haftaya ait çeşitli resimler ekliyorum, görsel bir özet yapmış olurum böylelikle.

Kurabiye canavarları ikilendi. Hafta sonu, diş buğdayına gittiğimiz gün oraya götürülmek üzere Beril'le kurabiye yaptık. Hani şu geçenlerde benim yaptığım kurabiyelerden. Bu defa küçük maharetli ellerde katıldı bana.

Genel 002 

Kurabiyeleri yapım aşaması çok başarılıydı ama maalesef ben bir gün önce 230 derecede  Portakal Ağacı'nda gördüğüm yoğurmadan ekmek tarifi'ni yaptığım için fırının derecesini 180 dereceye düşürmeyi unutmuşum ve kurabiyelerin bir çoğunun altı yandı. Bu ekmek tarifi de çok kolay ve çok lezzetli özellikle tam buğday unuyla yapıldığında.

Genel 029 

Bu kadar kurabiye, ekmek yeter sanırım. Bunları yapıyorum ama ekmek haricinde diğerlerini yemiyorum. İki haftadır düzenli olarak arka caddemizdeki parkta 45 dakikalık yürüyüşler yapıyorum. Beril servise biniyor ben de ver elini park...Dün çok soğuk, rüzgarlı ve yağışlı olduğu için gidememiştim. Ama bu sabah güneş yüzünü öylesine sıcacık gösterdi ki eve geri dönemezdim, hatta bu sabah hızımı alamayıp 1 saat yürüdüm. Ve fotoğrafla da kanıtlıyorum...

Genel 032   

Kışın renkleri birbirine karışmış...Genel 034 

Yürürken çektiğim için değişik bir fotoğraf olmuş, sanatsal bile denebilir...

Yürüyüşümü ve kahvaltımı yaptıktan sonra hemen bir dolmuşa binip Kadıköy'e indim. Amacım Eminönü'ne gitmekti. Yılbaşı öncesi öylesine keyifli olurki oralar...

Genel 039 

Martılar eşliğinde karşı yakaya geçtim bir bardak sıcacık çayımı yudumlayarak, kulağımda T.eoman şarkıları...

Genel 044

İlk durağım Kapa.lı Çarşıydı. Koca'nın saatini tamir ettirmek ve Beril'e halka küpe almak için önce çarşıdan başladım gezintime. Saatin tamirini beklerken Şark Kahve.sinde çay ve tost molası verdim. Cafer'le sohbet ettik biraz. Cafer Şar.k kahvesinin yılların garsonudur. Tanımadığı rehber yok gibidir. 

Sonra da Mahmutpa.şa'dan kendimi aşağıya bıraktım. İstikamet Tahtakale...

Genel 047

Bir kaç yılbaşı süsü, Beril'e ev ayakkabısı, Koca'ya C.Birsen şemsiye ( ne zamandır istiyordu, sürpriz olacak ), N.amlı'dan kahvaltılık , N.uri To.plar'dan dünyanın en lezzetli türk kahvesi ve

Genel 049

Kuru.kahveci'nin tam karşı sırasında adını bilmediğim ama yılların eski kaşarcısından eski kaşar, F.ermo'dan yılbaşı ağacı, kurabiye adam şeklinde kurabiye kalıpları aldıktan sonra yorgun ama mutlu bir ruh haliyle eve döndüm... pahada epeyce hafiflemiş olarak tabii. Maksat ülkem resesyona girmesin dimi ama??

Genel 051

Vapura binmeden önce Yeni Camii'nin önünde bir kalabalık...tahmin ettiğim gibi bir kanal vatandaşlarla röportaj yapıyor. S.tar tv'ymiş, sanırım akşam haberlerinde yayınlanacak. Zaten yazımı yazarken o kanal açık. Ne yapayım merak ettim konuyu...

Dip not: dün röportajı yapan kanal s.how tv'ymiş. hatta hayal meyal, kısacık bir an kendimi de görür gibi oldum. Röportaj konusu " kriz ortamında s.e.ks düşünebiliyormusunuz?"

Yaşlı başlı teyzeler, amcalar bu parasızlıkta onu düşünemediklerini söylüyorlardı, ne milletiz yaavvv ... Her konuda ahlak kumkuması kesiliriz ama adamın biri elinde mikrofon, karşında kamera yatak oda durumlarını soruyor bizim çokk ahlaklı amca ve teyzeler de yüzleri bile kızarmadan cevap veriyor. Pessss yani...  

   

22 December 2008

Başlıksız_ 1

Düşündüm bir türlü başlık uyduramadım şu yazıya. Hep içerikle uyumlu olmak zorundamı bu başlıklar? Valla yazıdan daha uzun bir süreyi bunu düşünmeye harcıyorum. Genel bir yazı işte. Geçen bir kaç günün özeti. Öyle çok mühim konular değil.

Geçen hafta hani dört günün sonunda 1 kilo 200 gram verdim demiştim ya sağolsun Koca'nın hafta sonu kahvaltıları ve cumartesi gidilen diş buğdayı sonucunda 400 gramını aynen geri almışım. Bugün diyetisyene gittim, kadıncağız "800 gram verilmiş oo çok iyi bir haftada "deyince tutamadım kendimi aslında o öyle değil böyleydi diye suçumu itirf ettim. Ama azmimden bir şey kaybetmiş değilim. Hem o 400 gramıda inanın çok yediğim için almadım.

Cumartesi günü,benim mutlubebek grubundan tanıdığım arkadaşımın 10 aylık kızının diş buğdayında yediğim 2 dilim börek, yarım kek ve haftasonu Koca'yla yapılan kahvaltılarda yediğim ekstra 1 adet yumurta. O kadar da abartmamışım yani. Ama bu rejim denilen şey yapılırken listeye harfi harfine uymak gerekiyormuş gerçekten de onu bir kez daha anladım. Ee tabii diyetisyen belli bir kaloride liste veriyor, ben onu biraz aşınca gelsin gramlar...

Diş buğdayı çok keyifli geçti. Küçük bir topluluktuk. Ben Beril'e yapmamıştım, ama keşke yapsaydım diyeceğim bir şeyde değildi açıkcası. Bebeğin teyzesine altın çıktıda ben ve diğerleri yırttık kıyafet almaktan:))) Diş buğdayı da bildiğimiz aşure, aşurenin susuz hali. Fena değildi, biraz da ondan yedim ama bunu diyetisyene söylemedim. Ayy ben çok suç işlemişim farkında olarak veya olmayarak. İşte gizli kaloriler dedikleri bu olsa gerek diyeceğim ama börek, kek pek gizli değiller. 

Yarın Beril'in okulunun yılbaşı balosu var. Küçük hanım bana şimdiden hangi kıyafetleri giyeceğinin direktifini verdi. Öğretmeni güzel giyinmelisiniz, etek, bluz giyinin demiş. Kıyafetlerini ben belirledim ama bakalım küçük hanım beğenecekmi? Bir de saç derdi var. Üff kızlar daha zor valla. Erkek anneleri bir pantolon bir gömlekle yırtacaklar yine.